Demet ALTINYELEKLİOĞLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Demet ALTINYELEKLİOĞLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2012 Perşembe

Alkışlarla Lamia/ Demet ALTINYELEKLİOĞLU

Her seferinde bir daha Demet Altınyleklioğlu'nu okumayacağım diyorum ama elim yine ona gidiyor. Bu kitabı annemde görünce de dayanamadım ve bir kez daha şans vereyim dedim. Ama konusu o kadar bilindikti ki beni kendine çeken hiçbir şey olmamakla birlikte sonunu bildigim bu kurguyu bile bile okudum. Arada nostalji de yapmak lazım diyerek, kendimi Türk Sineması izliyormuşcasına olayların gidişatına bıraktım. Kitap tamamen hayali kurgulardan oluşsa da bana nedense Cahide Sonku'yu okuyormuşum izlenimi verdi. Başka kimin ayakkabısından şarap içildi ki? İşte yazardan soğumamı sağlayan en büyük sebepte bu oluyor. Çok satanlar listesinde olmak için aşk romanı tadında biyografi yazmak... Ama hayali kurgulardan oluşan biyografiler? Malesef araştırmak isteseniz de aklınızda hep soru işaretleri bırakan kurguları yazan bir yazar oldu benim için Demet Altınyeleklioğlu. 

Bu kitapta altını çizdiğim cümleler olmadı. Ama anlatmak istediğimi daha iyi özetlemek adına yazarın notunu eklemek istedim.

Yazarın notu;

Hayatı omuzlayıp giderken, sadece kendi öykümüzü yaşadığımızı zannederiz. Her şeye bizim hayallerimiz, umutlarımız, acılarımız, sevinçlerimiz, mutluluklarımız diye bakarız. Başımıza gelen her şeyin bize, sadece bize özgü olduğunu düşünürüz. Hayatın tekrarlardan ibaret ve insanların bir örnek olduğu aklımıza gelmez. Oysa geçmişte, şu anda ve gelecekte aynı kaderi, acıları, sevinçleri yaşayan, aynı umutları ve düşkırıklıklarını paylaşan pek çok insan vardır. Tarihin ve insan kaderinin tekerürrü bağlamında Lamia Meral, romanın diğer kahramanları ve anlatılanlar tamamen kurgudur. Gerçek yaşamda benzer figürler ve yaşanmışlıklar varsa, bu tamamen tekrarlar zincirinin önümüze serdiği tesadüflerden ibarettir.

22 Eylül 2011 Perşembe

Cariyenin Kızı Mihrimah/Demet ALTINYELEKLİOĞLU


Nihayet kitabı bitirebildim...Nihayet diyorum çünkü bu kitapta özellikle çok sıkıldım. Bunun bir önceki kitabı Moskof Cariye Hürrem'i okumuştum, onun devamı şeklinde olacağını düşünerek alıp okudum. Ama  ne yazık ki bir öncekinden çok farklı değildi..Özellikle kitaptaki gereksiz ayrıntılar beni zaman zaman sinir krizleri geçirtecek kadar sıktı. İlk kitabında yazarı sevmiştim,anlatımı uslubu, kurgusu güzeldi..Şimdi üçüncü kitabı ''Valide Sultan Nurbanu'' çıktı, bir yanım okumak istese de bir yanım acaba yine sıkıcı mıdır  diye düşünmeden edemiyorum. Gereksiz ayrıntıların dışında konu olarak sevdiğimden dolayı yine de okunabilir bir kitaptı. Bu konu ile alakalı farklı kalemlerden ele alınarak yazılmış birkaç kitap daha okumuştum. Fakat Demet Altınyeleklioğlu kitabında en azından kendi adıma diyebilirim ki bilmediğimiz farklı konulara da değinmiş. Bence bu tarz kitaplar yani roman tarzı yazılmış tarihi kitaplar daha cezbedici..Arada sıkılsanızda en azından sizi araştırmaya itiyor diyebilirim.Yine tarihimi merak ettim gerçekten öğrenmek istiyorum diyorsanız farklı yazarlardan yazılmış aynı konuları ele alan kitapları okumalısınız. Bir kaynak  gerçekleri yansıtmak adına hiçbir zaman yeterli olmaz.

Kendi adıma diyebilirm ki ne Sultan olmak isterdim ne de Prenses..Gayet zor bir hayatları olduğu kesin. Hele ki özgürlüğüme bunca düşkünken kendimi saraylar içinde hapsolmuş  ipekler içinde hayal edemiyorum:)

Son olarak;

''Al yeşil bayraklı gemilerle kanatlanmak isterim. Yelkenlerin rüzgarla dolmasını görmek...Rüzgarda saçlarımı uçurmak...Ak kuşlarla yarışmak...Küreklerin şıpırtısını duymak isterim. Sıçrayan köpükler yüzümü yıkasın isterim.''  Syf/152

diyerek böyle bir özgürlüğe herkesin sahip olmasını dilerim...



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...