Ayfer TUNÇ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ayfer TUNÇ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2012 Pazartesi

Yeşil Peri Gecesi/ Ayfer TUNÇ

Fikriyanım'ın dikiş makasıyla saçlarımı kökünden kesiyor. Gıkım çıkmıyor. Nihal Yenge yerde biriken saç yığınını banyo kazanına atıyor. Saçlarımın tutuşmasıyla yanık et kokusu sarıyor evi. Korkunç bir koku bu. Ölüm kokusu. O gün Fikriyanım'ın evinden kaçıyorum. Ağlayarak evimize gidiyorum. Eve vardığımda Süleyman Amca'yı annemin bacaklarının arasında buluyorum. Üç gün durmaksızın ağlıyorum. Vatuş beni nasıl susturacağını bilmiyor. Fikriyanım'ın evinden yanık saç kokusu çıkmıyor...


Bu kitabı nasıl anlatacağım bilmiyorum, öyle derin ve öyle acı ki. Kapak Kızı'nda başkaları konuştu Şebnem sustu, Yeşil Peri Gecesi'nde Şebnem konuşuyor başkaları susuyor. En iyisi susup dinlemek...

''Sevilmek istemiştim. Ömrüm sevilmek isteyerek geçmişti. Sevilmek için güzelliğimden başka verebileceğim hiçbir şeyim yoktu. Ama güzelliğimi herkes istemiyordu. İsteyenler de çabuk bıkıyorlardı. Osman yıllardır beni çok sevdiğini söylüyordu. Buna bazen inanıyordum, bazen inanmıyordum. Beni bazen gerçekten seviyor, bazen sevmiyordu. Ben de onu bazen seviyor, bazen sevmiyordum.
Sevginin kesintisiz bir şey olduğuna inanmıyordum.
Sevgi doğuyordu. Sonra birgün ölüyordu.
Ölünce hiç doğmamış gibi oluyordu.'' Syf/ 18

'' Hayatta ben en çok babamı sevdim. Ben Ali'de  babamı aradım. Babamda eski babamı aradım. Bu zimcir böyle giderken Osman bende annesini aradı. Ben kendimi annesiz  hissettiğim için anne olmaya korktum. Benden iyi bir anne çıkmamasından, kendi parçamdan yaratacağım varlığın, sefillikte beni geçmesinden korktum. Doğurmadım. Ama Osman'ın annesi oldum. Osman'ın annesi olduğum anlar bir sonraki güne uyanmama yaradı.'' Syf 286

'' İki şey hissettim. İki şeyi çok derinden hissettim.

Bir, ben orospu değilmişim meğer, bunca yıl kendime haksızlık etmişim.
Ben hayatım boyunca beni çağırana gittimse, çağıranlarda bir aşk vaadi beni çektiği için gittim, istediğim için. Oysa orospuluk çok zormuş.

İki, insanın kaybedecek ya çok fazla şeyi olmalı ya da hiçbir şeyi olmamalıymış. benim ki gibi kaybedecek az şeye sahip olmak en kötüsüymüş.'' Syf/ 304




27 Mart 2012 Salı

Kapak Kızı/ Ayfer TUNÇ


Evet nihayet kargom geldi ve kitaplardan birini eksilttim bile... Kapak Kızı yazarının okuduğum ilk kitabı oldu benim için. Ne kadar geç kalmışım Ayfer Tunç ile tanışmak için. Okurken ne kadar hayıflandım bilemezsiniz. Neyse geç olsun güç olmasın değil mi:) Kitabın akıcılığına, uslubuna diyecek sözüm yok, hele ki son zamanlarda okuduğum iç bunaltıcı, sıkıcı kitaplardan sonra ruhuma ilaç gibi geldi diyebilirim. Karakterler ise hergün karşılaştığımız belki de tanıdığımız tipler ama yazar okuyucuya farklı bakış açısıyla, farklı bir gözle baktırmayı amaçlamış. Kısaca romanın konusuna gelecek olursak üç farklı karakterin geçmişe dönmeleri, kendi iç hesaplaşmaları ve en sonunda yollarının birbirleri ile kesişmeleri diyebilirim. Kitabın sonu biraz beni hayal kırıklığına uğratsa da bir solukta okunacak nadir kitaplardan oldu Kapak Kızı.
En baştaki heyecanı sonunda da bulabilseydim çok daha muhteşem olabilirdi...

Altı çizili cümleler;

Hiçbir şey saf haliyle, rafine haliyle kalmıyordu. Berrak sulara mürekkep damlar gibi bulanıyor, dumanlanıyordu. Syf/ 40

Hayat insanı değiştiriyordu, kimse olduğu gibi kalmıyor, değişiyor, eski arkadaş yeni yola uymuyordu. Syf/ 50

Bu hayatı sürdüremeyecek kadar farklı, hayatını yeni baştan kuramayacak kadar zayıf olduğunu anladığından beri mutsuzdu. Syf/ 136

Gün geliyor, insan yaşamak oyununun hiç de kolay olmadığını anlıyor, bir zamanlar mükemmel sandığı işleyişte inanılmaz yanlışlar buluyordu. Syf/ 174

Hayatını değiştirmeyi düşünmeyen, giderek daha az şeye razı olan, hiçbir şeye itiraz etmeyen biri... İşten eve, evden işe yani. Bir gün  kendime niye yaşadım ki bunca yılı diye sormaktan korkuyorum. Syf/ 196

Bu soruyu kendime sormaktan sanırım bende korkuyorum:(
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...